30 Ağustos 2007

smismismiley


Son günlerde beni en çok güldürmüş olan şeylerden biri...
by Yiğit Özgür


bir de annemin japon misafir paniği :) eğer gelecek olurlarsa bi sürü komik hikaye çıkar bundan. Heycanla bekliyorum:D



28 Ağustos 2007

sormadan anlamak...

"sen duyduklarına inanıyorsun. söylenmeyene inan; çünkü insanın sessizliği sözcüklerden daha yakındır gerçeğe"

demiş Cibran..ne güzel demiş...


'söylediklerime, başka şeylerden, kimselerden bahsettiğime bakma, yalnızca gözlerimin içine bak! sana dair her şey orda...' demiş ledorita okuyunca... bilmem ki nasıl demiş !?!

27 Ağustos 2007

bilmiyorum ki!..

çok tuhaf...yanlış şeyler konuşuyoruz...''aslında öyle değil bak böyle, ben bu yüzden...'' demek gerek gibi geliyor her defasında...ama olmuyor... öyle sanman asıl gerçeği söylemeyi engelliyor da olabilir, ama ben öyle değil dersem cümleler benim olacak!

bir sürü cümle dolaşıyor etrafta ve ben hangi birini almalıyım ya da aldıysam da doğru kelimeleri mi aldım bilemiyorum! Ve gün geçtikçe daha da zorlaşıyor işim... bi hikaye anlatılıyor, kahramanı kim figüran ben miyim yoksa o mu? Bilmiyorum...bunu bilememek...

hayır hayır yorulmadım!..
sadece büyüsünün kaçmasından korkuyorum..bunu dile getirirken bile... sadece!...

23 Ağustos 2007

yok

yoksam ben, yoksam sende
yalnızlığa yerini sormam
hiç yoksam hiç olmadıysam
ağlamam, ağlamıycam!

yok sen beni kurtaramazsın
kurtaramamış kimse kimseyi
yüzümü tutup kaldıran elin
o kadar güzel, o kadar arsız
sen senin, adın ellerin, gözlerin
duan, dudakların
içimdeki karanlığı yeniden kanattın


deniz özbey



20 Ağustos 2007

20'sine....

deli bir rüzgar alır aklımı başımdan savrulurum
günlerden gecelere
gecelerden gündüzlere
ya yağmur gözlerin karanlığına düşerim
ya da sensizliğin ürpertisine

asılı bir resim görürüm duvarda yerinden oynatılmamış
ve bir çift göz ona bakmayı hiç unutmamış

deli bir rüzgar alır aklımı başımdan savrulurum
geçmişten geleceğe gelecekten sonsuzluğa
ya geçmişte kalan hayallerde ağlarım
ya da sokakların ıssız kuytularında...

* alıntı bu..

11 Ağustos 2007

...

kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim
sendeyim
...




hmmmm...

9 Ağustos 2007

gülümseyerek sayıkla

hmmm evet...özgürlük...umut...umut bağlamamaktan doğan özgürlük...
istanbul...sıcak...kalabalık..insanlar...üzerine üzerine gelen insanlar...gözlerini senden alamayan insanlar, gözlerini alamadığın insanlar...kendini bişi sanan erkekler, sevgilisinin çantasını taşıyan erkekler...sayesinde alaycı düşüncelere dalan bir ben! kalbimi okuyan biri..duymak istediklerimi söyleyen..yüzümdeki gülümsemelerin sebebi..çıkmayan göz kalemi..aylar öncesinden kalan 'ter kokusu'nun duyulması bi anda ya da hayır hayır 'ten kokusu'...hatırlanmak istenmeyen..şarkılar tutmak radyodan..beğenmeyip beğenmeyip bi daha tutmak..mızıkçılık! kıskançlık! evet kıskançlık demişken!!
hmmmm özlemek...evet!:)...

7 Ağustos 2007

''dönmedolap''

"...her aşkta dönmedolaptayım ve kesiliyor elektrik ben en tepedeyken..."

demiş Küçük İskender...
daha ne diyim
daha ne denir...

6 Ağustos 2007

iki kelime mesafesi

zaman diyor herkes, her şey için.. sihirli kelime bu!...zaman...

en uzakta olanım en yakın
en yakında olanım en uzak..
o kadar yakınken o kadar uzak!

hiçbir mesafe yok arada.
kilometreler, denizler aşılabildikten sonra..
uzağımdaki yakın...iki kelime, bi nefes...

ahh beyazlık, içi gülen gözler... yakan güneş...açlığım...susuzluğum, ürpertim, kırgınlığım, hayranlığım...gündüzüm, gecem...sesim, soluğum...nefesim...


zaman diyor herkes...sihirli kelime bu!...

4 Ağustos 2007

rüzgarı beklemek...

Hayır, dünkü ondan önceki günkü yada günlerdir olduğu gibi değildi. Bir cümleye inanmıştı ve içi rahattı şimdi. Kendiyleydi tek derdi, kendinde çözse bitecekti..öyle sanıyordu o ana kadar. Fakat durumun gereksiz ve kırıcı olan kısmını unutmuştu..ve yine o aynı tavırla karşında duruyordu...satır arası mesajlarıyla... 'bak ben...'' hmmmm çok şöylesin...biraz böylesin...ben iyi değilim...yanlış anlama...ve hatta unut... olmaz o iş..'der gibi...'

durup düşünmeliydi...bunları neden duyuyorum??? diye...bunları duymak için ne yapmış olabilirim? neyden ve nasıl? diye... ama düşünmedi..düşünmek istemedi.Çünkü işin o kısmıyla ilgilenmiyordu zira 'yoo öyle değil' demek vardı işin ucunda...hazırdı gerçekler ve cevaplar...ama soru bile sorulmuyordu..

satır araları hep, satırlar yok!!

fakat inandığı ve içini rahatlatan cümleyi hatırlıyordu bir anda; tabii ya.. ne de olsa... ' her şey bir rüzgara bakıyor' du...

1 Ağustos 2007

comfortably numb day

yoruldum artık,daha fazla almıyor bu bünye..
doldum, taşamıyorum!

tahammül sınırlarımı zorladıkça, yıpranıyor beynim, bedenim!
zaman bazen gereğinden yavaş işliyor... ağır çekimde izleniyor sanki hayatımın son sahneleri...

odamın rutubet kokusu doluyor iliklerime...

mutsuz ve melankolik mi görünüyor söylediklerim? halbuki yorgunluktan hepsi..dedim ya, tahammülsüzlükten!

çayımdan bir yudum daha alırken, hayatın klişeliğine eşlik etsin diye...
http://www.youtube.com/watch?v=4-MLxgkiPNg dinliyorum ve bugün yine, seni çok seviyorum!

Pages - Menu

Popular Posts

takip edenler

Blogger news

Blogroll

About

Blogger templates

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi