Selam blog!
Ben de seni özledim.
Yazacak ne mecalim, ne vaktim ne de hevesim olmadığından sessiz kaldım. Gönül isterdi ki sana iyi haberlerle döneyim. Ama ne iyi ne de kötü haber vericem. Bi'haber kalman tercihimdir.:)
Ama bilmeni isterim ki; 'show must go on' hikayesine inanmıyorum.
Buna rağmen, zehirlenme sonrası tüm kırgınlığımı atıp iyileştiğimi hissettiğim an sokağa attım kendimi ve en sevdiğim yerlerden birine sığınıp çayımı içerken, açtım blogumu.
Günlük hayatın koşturmacasından, sıkıntısından, derdinden, ciddiyetinden, şuyundan, buyundan fırsat bulup bir mola verdim, yok saydım falan filan...
Tekrar yapabildiğimde görüşürüz...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Pages - Menu
Popular Posts
-
yarım bir kalp olmuş orda. bazen çekim yaparken ne çektiğimi görmüyorum, sonuca da şaşırıyorum böyle. üzerine pek çok şey yazılabilecek bir ...
-
* gelgitlere alışma konusunda oldukça geliştirdim kendimi sanırım. eskiden her dalgalanma gözyaşına dönerken şimdi sadece sarsılıyorum. * ba...
-
''bir erkeğin hayatında, en zor sorular için hazırladığı zor cevaplar vardır.'' ''bir erkeğin hayatında, yenilgiyi k...
-
aniden gelen, daha doğrusu çöken o his var ya.. hiçbir sebebi yokken üstelik... her şey durgunlaştırıp ağırlaştıran.. ondan kaçmanın bi yolu...
-
çok şükür. uykusuzluğun binbir türlü hali/sebebi varmış. şimdi gecenin bi yarısı yatağımdan kalkıp düşüyorum; öylece kendi kendine duran bi ...
-
Nisan ayının son post'u da kendi içinde çelişkiler taşıyabilir baştan uyarayım. Zira gün içersinde yazmış olsaydım bir bahar şenliği hav...
-
Tanıdık bir iz kalmayana dek... Tüketip tüketip sıfıra çekmek... yeni yeni ve daha yeni... Kitaplar, filmler, elindeki telefon, detaylar ve ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder