özlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2011

filmi geri sar makinist!

gözümden uyku akarken yine zamanı geri almak istedim. ama sorun şu ki; hiç yaşamamak için mi, yoksa tekrar yaşamak için mi bilmiyorum.

13 Mart 2011

''kendimi o karikatürdeki küçük çocuk gibi hissediyorum bazen''

5 Ocak 2011

...

koku hafızası... gecenin şu saatinde adını bilmediğim bir parfüm getiriyor burnuma.  insan ne ince ince acılar çekiyor hayret...

23 Temmuz 2010

26 Haziran 2010

nedir bilir misin?

Yerden kilometrelerce yüksekteyim.
Her şey kabus gibi geliyor. Derin bir nefes alıyorum, korkum geçmiyor. Düşmekten ya da ölmekten değil, sadece o anı yaşamaktan rahatsızım. Kalbim sıkışıyor, nefes alamıyorum. O an bile göğüs kafesime oturup kalmış o ağırlığı hissedebiliyorum.

Yerlebirim.
Denize bakıyorum... Uçsuz bucaksız.... Ben de onun kadar uçsuz bucaksızım... Yok.. Kalbim yumruğum kadar olamaz...

Yeraltındayım..
O keskin rutubet kokusu, yavaş yavaş gelen müziğin sesine karışıyor... Acalem yok ama hızlı adımlarım... İçimdeki ağırlık daha da ağır..
.
Bir an oluyor.
Hiçbir şey hatırlamıyorum... Hiçbir şey hiçbir şeyi çağrıştırmıyor. Ama bi'şey oluyor ve gözlerim doluyor... Boğazımdaki düğüm izin vermiyor yutkunmama bile... Sonra geçiyor... 
''Bi'şey mi oldu?''
''Yoo..'' içimden fısıldıyorum, kimse duymuyor...

Bazen ince keskin bir sızı... Bazen göğsümde bir ağrı... Her tat buruk...
Ne yapsam yarım.
Ne yapsam..?

Aslında her şeyi biliyorum. Anlıyorum. Her bişeyi ayırdım tek tek... Her şey yerli yerinde. Hiçbiri bitebilmiş değil. Ama bak işte bunlar geçmişimiz, bunlar geleceğimiz ki zaten yoklar..(mı).. hepsiyle ne yapmam gerektiğini biliyorum artık. Bir bu kaldı. Bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum... Bi bunu bilmiyorum. Kimse de söylemedi.  Dert değil ama. Sadece bir his...
Hafızamın her köşesinden uzak duruyorum... Unutmaktan deli gibi korktuğum anılara yanaşmıyorum.
Ama geçmiyor, hafiflemiyor... Her anımda, her yerde...

Her şeyin reçetesi yazılıyor da bi bunun ilacı yok.
Bi bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum...  

Dert değil ama. Sadece bir his...

2 Şubat 2010

özlemek ve birkaç şey...

birini özlememeye çalışmak; birkaç film ve birkaç kitap
özleyince unutmaya çalışmak; birkaç film daha...
yazmaya çalışıp da yazamamak...
sesini unutmaya çalışmak; birkaç şarkı
gülümseyişini unutmaya çalışmak; yabancı yüzlerle tanışmak...
ve bulamadıkça hatırlamak...
birini aramamaya çalışmak, birkaç sokak, birkaç cadde adımlamak
yürümek, yürümek, yürümek...
üşüyüp yorulup bir çay içmek
çay içip de unutmaya çalışmanın saçmalığını anlamak...
birini özlemek; geri kalan her şeyi anlamsızlaştırıp
soluk ve ağır çekim yaşamak...
uykuya kaçıp rüyalarda teslim olmak...
yüksek sesli ve kalabalık yaşamak,
öyleyken hissetmezsin ya belki...

birini özlemek;
filmlerle, kitaplarla, şarkılarla, dostlarla avunmaya çalışıp
yapamamak...
yazamamak...
susmak ve susmak...

---
ledorita

Pages - Menu

Popular Posts

takip edenler

Blogger news

Blogroll

About

Blogger templates

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi