4 haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Haziran 2012
4 Haziran 2011
4
çocukken, daha doğrusu büyümeye başlarken ben, yaz akşamları en sevdiğim zamanlardı. istanbul'da şehrin ortasında olsa bile güzeldi. sokak güzeldi, bahçeler güzeldi, arkadaşlarla oynamak güzeldi, saklanmak kadar bulunmak da güzeldi, çekirdekler güzeldi... sessiz sinemada her gece 'kuzuların sessizliğini' oynasa da güzeldi.
sokağın gürültüsü gece olmaya başladığında sessizleşirdi.. bütün çocuklar evlerine giderdi. ben annemin dizine yatardım.. yıldızlara bakardım. hafif bir rüzgar eserdi. annem, babaanem ve belki birkaç kişi daha sessiz sessiz konuşurlardı. ninni gibi gelirdi. düşünecek hiçbir şeyim yoktu. ama doğamda hüzün varmış ya hani, öyle severdim ki o huzurla karışık huzursuzluğu.. işte bendim, yalnızlığımın adresi...
bazen yıldız kayardı. annem heyecanlanır bi dilek tut derdi. ne dilerdim bilmiyorum. belki de bi dileğim yoktu.
ama o günlerde, her insan gibi ben de çok üzüleceğimi bilerek, o sebepsiz hüznü hissederek başımı koyduğum dizlerinde, şu yaşımda hüngür hüngür ağlayacağımı bilemedim.
kaç yıl geçti bilmiyorum. bilmek de istemiyorum ama bugün bir yıl daha ekledim üzerine. hem de bomboş geçen koskoca bir yıl. belki de bomboş geçmiş bir hayatın üzerine eklenmiş bir yıl daha. ama cebimde bir kaç şey var.. biraz da defterimde.
yaz akşamları hala en sevdiğim zamanlar. ama şimdi pencerenin önünde oturup yazın henüz tam anlamıyla gelmediğini söyleyen serinlikte anıyorum o akşamları. ve sanki etrafta mumlar yanıyormuşcasına yazıyorum. belki de dinlediğim şarkıdan. ya da içimdeki melodi o şarkıda olduğundan.
ve şimdi bir rüya gibi, fısıltılı konuşmalarla uykuyu beklemek.
artık konuşan kimse yok.
sokağın gürültüsü gece olmaya başladığında sessizleşirdi.. bütün çocuklar evlerine giderdi. ben annemin dizine yatardım.. yıldızlara bakardım. hafif bir rüzgar eserdi. annem, babaanem ve belki birkaç kişi daha sessiz sessiz konuşurlardı. ninni gibi gelirdi. düşünecek hiçbir şeyim yoktu. ama doğamda hüzün varmış ya hani, öyle severdim ki o huzurla karışık huzursuzluğu.. işte bendim, yalnızlığımın adresi...
bazen yıldız kayardı. annem heyecanlanır bi dilek tut derdi. ne dilerdim bilmiyorum. belki de bi dileğim yoktu.
ama o günlerde, her insan gibi ben de çok üzüleceğimi bilerek, o sebepsiz hüznü hissederek başımı koyduğum dizlerinde, şu yaşımda hüngür hüngür ağlayacağımı bilemedim.
kaç yıl geçti bilmiyorum. bilmek de istemiyorum ama bugün bir yıl daha ekledim üzerine. hem de bomboş geçen koskoca bir yıl. belki de bomboş geçmiş bir hayatın üzerine eklenmiş bir yıl daha. ama cebimde bir kaç şey var.. biraz da defterimde.
yaz akşamları hala en sevdiğim zamanlar. ama şimdi pencerenin önünde oturup yazın henüz tam anlamıyla gelmediğini söyleyen serinlikte anıyorum o akşamları. ve sanki etrafta mumlar yanıyormuşcasına yazıyorum. belki de dinlediğim şarkıdan. ya da içimdeki melodi o şarkıda olduğundan.
ve şimdi bir rüya gibi, fısıltılı konuşmalarla uykuyu beklemek.
artık konuşan kimse yok.
sanki yıldızlar da yok.
ya da ben artık gökyüzüne bakmıyorum.
4 Haziran 2010
''4''
dedim ki;
'bişey yapamaz mıyız?''
''napıyım zamanı mı durdurıyım?
''ne biliim.. engel olsak, bi tanıdık filan yok mu araya adam koysak!?!''
''hahaha olur.''
ama olmaz... zaman durmaz... o gün hep gelir, sen de hep gidersin...
'bişey yapamaz mıyız?''
''napıyım zamanı mı durdurıyım?
''ne biliim.. engel olsak, bi tanıdık filan yok mu araya adam koysak!?!''
''hahaha olur.''
ama olmaz... zaman durmaz... o gün hep gelir, sen de hep gidersin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Pages - Menu
Popular Posts
-
yarım bir kalp olmuş orda. bazen çekim yaparken ne çektiğimi görmüyorum, sonuca da şaşırıyorum böyle. üzerine pek çok şey yazılabilecek bir ...
-
''bir erkeğin hayatında, en zor sorular için hazırladığı zor cevaplar vardır.'' ''bir erkeğin hayatında, yenilgiyi k...
-
aniden gelen, daha doğrusu çöken o his var ya.. hiçbir sebebi yokken üstelik... her şey durgunlaştırıp ağırlaştıran.. ondan kaçmanın bi yolu...
-
çok şükür. uykusuzluğun binbir türlü hali/sebebi varmış. şimdi gecenin bi yarısı yatağımdan kalkıp düşüyorum; öylece kendi kendine duran bi ...
-
* gelgitlere alışma konusunda oldukça geliştirdim kendimi sanırım. eskiden her dalgalanma gözyaşına dönerken şimdi sadece sarsılıyorum. * ba...
-
Henüz çifte kavrulmamış haliyle, nereyi netlediğim belli olmayan fotolarla biscotti... bloga renk katsın biraz:)
-
Nisan ayının son post'u da kendi içinde çelişkiler taşıyabilir baştan uyarayım. Zira gün içersinde yazmış olsaydım bir bahar şenliği hav...
-
günler, aylar, neredeyse yıllar boyunca sana anlattım hep seninle adım attım yoruldum, tökezledim, yürüyemedim ama sen hep ayağa kaldırdın b...