4 Ağustos 2007

rüzgarı beklemek...

Hayır, dünkü ondan önceki günkü yada günlerdir olduğu gibi değildi. Bir cümleye inanmıştı ve içi rahattı şimdi. Kendiyleydi tek derdi, kendinde çözse bitecekti..öyle sanıyordu o ana kadar. Fakat durumun gereksiz ve kırıcı olan kısmını unutmuştu..ve yine o aynı tavırla karşında duruyordu...satır arası mesajlarıyla... 'bak ben...'' hmmmm çok şöylesin...biraz böylesin...ben iyi değilim...yanlış anlama...ve hatta unut... olmaz o iş..'der gibi...'

durup düşünmeliydi...bunları neden duyuyorum??? diye...bunları duymak için ne yapmış olabilirim? neyden ve nasıl? diye... ama düşünmedi..düşünmek istemedi.Çünkü işin o kısmıyla ilgilenmiyordu zira 'yoo öyle değil' demek vardı işin ucunda...hazırdı gerçekler ve cevaplar...ama soru bile sorulmuyordu..

satır araları hep, satırlar yok!!

fakat inandığı ve içini rahatlatan cümleyi hatırlıyordu bir anda; tabii ya.. ne de olsa... ' her şey bir rüzgara bakıyor' du...

2 yorum:

Verze dedi ki...

insanin asmasi gereken tek sinir beyninin icindeki sinirlardir gibi bir quote geldi aklima okuyunca:)

harika otesi bir yazi..
cheers:)

Adsız dedi ki...

teşekkür ederim :)

Pages - Menu

Popular Posts

takip edenler

Blogger news

Blogroll

About

Blogger templates

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi