2 Şubat 2010

Breakfast at Tiffany's

bu havada evde olmak varken, sabahın erken saatlerinde dışarda tek başına amaçsızca kalmak, gidebileceğin en uzak ve en sevdiğin yerlere sürüklüyor insanı... üşüyerek ve isteksiz de olsa... kitabın, müziğin, fotoğraf makinen... eldivenlerin ve şapkan... bolca da zaman...

2 yorum:

Erato dedi ki...

Neresiymiş burası, pek merak ettim doğrusu:)

ledorita dedi ki...

Bebek.. beraber gittiğimiz yerin yanı;)

Pages - Menu

Popular Posts

takip edenler

Blogger news

Blogroll

About

Blogger templates

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi