12 Ekim 2010

hayatımın tatları

Çocuktum. Kaç yaşındaydım ve kimin düğününe gitmek üzereydik bilmiyorum. Mutfak camından dışarı bakarak yemek yediriyor annem ayaküstü. O yediğim köfte-ekmek ve ayranın tadı hala damağımda.  Bir daha hiç o kadar lezzetli gelmedi.. O günü, o anı, o tadı hiç ama hiç unutmuyorum... Burnum sızlayarak anımsadığım bir an...
 
Rahmetli babanem ve dedem Gaziantep'ten gelirdi. O bakır taslarda gelen ayranları da hiç unutmuyorum.
Bir de memleketten getirdikleri, sabah erkenden hepbirlikte toplanıp sıcak sıcak yediğimiz pideleri...

Vişne suyu ve simit. Bu hatırlamak istemediğim bir ikili.. Yine çocukken bir dönem o kadar çok tükettim ki artık vişne suyu içmiyorum kesinlikle. Simit tabii ki vazgeçilmez.
Hergün ikram edilen simitler vardı bir de yakın geçmişte.. Tadı değil ama sebebi önemliydi...

Üniversite günleri... Pizza Portifino'da yediğimiz pizzalar...

Schlotzsky's ve sıcak çikolata...

Staj yaptığım yerde içtiğim çaylar... O kadar güzel demlenmiş bir çay içmedim bir daha...

Avm banklarında yenen şekerlemeler... Mutluluk eşittir: en iyi arkadaşla yenen jelibondur o an.


Ve birlikte yenen minik çikolatalar...
Bir de o meşhur mantı...

Yazmadığım, sildiğim ve şimdi hatırlamadığım birkaç şey daha...

2 yorum:

Erato dedi ki...

Galiba bankta yenen şekerlemeler ve çikolataların vazgeçilmez dostluğu benden geliyor:)
Pizza Portifino'da sana eşlik eden yin ben:) Black İzmaritlerini Ortaköy Sahili'nde birlikte yüzdürdüğün yine ben. Bir baktım ki hayatında büyük yer kaplayan yine ben:) Galiba her şey benim...

ledorita dedi ki...

'Her şeyde biraz sen varsın' kanka... ama o minik çikolatalarda yoksun;) petito was here...

Pages - Menu

Popular Posts

takip edenler

Blogger news

Blogroll

About

Blogger templates

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi